AkabeForuM
Özel Arama

Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )

Digg this topic · Save to del.icio.us · Slashdot It · Post to Technorati · Post to Furl · Submit to Reddit · Share on Facebook · Fark It · Googlize This Post · Add to ma.gnolia · Tag to Wink · Add to MyWeb · Add to Netscape
 
Reply to this topicStart new topic
> III. Müslümanlar Arasında Meydana Gelen İhtila­fın Sahası
F a T i H
mesaj Sep 27 2009, 14:19
İleti #1


II. Mehmet
*************

Grup: Yönetici
İleti: 5,650
Katılım: 21-June 08
Teşekkür Edilme: 1130 *
Katılım: 21-June 08
Nereden: İstanbul
Üye No: 3
Ruh Halim
Cinsiyet
Taraftar



III. Müslümanlar Arasında Meydana Gelen İhtila­fın Sahası:


Buraya kadar, müslümanlar arasında meydana gelen ihtilaf se­beplerinin bir kısmını anlattık. Her zaman ihtilafın dış görünüşü gö­ze çarpar, asıl sebepleri ise gizli kalır. Sebeplerden bazıları, araştır­macılar tarafından görülürse de diğer bazıları tarihi olaylar içeri­sinde gizli kalır. Bazan ihtilafın doğrudan sebebi basit bir hadise olur. Fakat neticede umumî meselelerde ihtilafa yol açar. Hele insan­lar ruhi bakımdan .buna müsait, yaratılışları icabı geniş düşünme eğiliminde iseler ve anlayış kabiliyetleri de farklı ise basit bir me­seleyi abartıp geniş çapta ihtilafa düşerler.

Müslümanlar arasmdaki ihtilaf, iki sahada görülmektedir. Bun­lardan biri, tatbikat sahasında, diğeri ise ilmi ve teorik sahada gö­rülmüştür.[35]


a) Tatbikat Sahasındaki İhtilaf:


Hz. Osman (R.A) 'a karşı isyan edenlerin ortaya çıkardıkları ih­tilaf, Hz. Ali (R.A.) ile Haricîlerin arasında çıkan ihtilaf, Abdullah b. Zübeyr (R.A.) ile Emevîler arasında görülen ihtilaf, Haricîlerle Emeviler arasında görülen ihtilaf, tatbikat sahasında görülen fiilî ihtilaflardır. Bu çeşit. hadiseleri, siyasî tarihler inceler, ilmî neden­lerini izah etmeye çalışır sebeplerle neticeleri birbirine bağlamaya uğraşır.

Olayları değil, çeşitli mezhep ve ilimlerin tarihlerini inceleyen ilim adamları, amelî sahadaki ihtilafların düşünceler üzerinde ne gibi etkileri bulunduğuna ve doktrinlerin de bu tip ihtilaflara ne gi­bi tesirler yaptığını kaydetmeye önem verir. Meselâ: Hz. Ali (R.A.) ile ona karşı isyan eden Emevîler arasındaki ihtilafın asıl sebebi; ha­life seçme hakkının kime ait olduğu düşüncesidir. Halifeyi seçme hakkı sadece Medinelilere aittir de diğer insanlar onlara mı tâbi ola­caktır? Yoksa bu hak, her yerde bulunan bütün müslümanlara mı aittir?

Bu meselede, hidayet rehberi Hz. Ali (R.Â.) ile Emevîîer arasın­da ortaya çıkan bu şiddetli ihtilaftan Havaric, Şia ve benzeri çeşitli mezhepler ortaya çıkmıştır.

Haricîlerin ortaya çıkışından sonra, evvela Haricîlerle Hz. Ali ve evlâtları arasında daha sonra da yine Haricîlerle Emevîler arasında korkunç savaşlar meydana gelmiştir. Şiî mezhebinin ortaya çıkışından ise, uzun süren savaşlar meydana gelmiş, ilk kurlusunda şiî olan Abbasî devletinin kuruluşuyla bu savaşlar sona ermiştir.

Görüldüğü gibi siyasi mezheplerle, ortaya çıkan hadiseler ara­sında büyük bir irtibat vardır. Bu irtibat, müslümanlar arasındaki ihtilafı körüklemiştir.

îşte müslümanlar arasında meydana gelen ihtilafların, bîr ta­kını görüş ayrılıklarına dayandığı, sadece yönetimi ele geçirip baş­kalarına üstün gelmek için, hükümdarlar arasında görülen ihtilaf­lar şekline henüz dönüşmediği bir zamanda müslümanlar arasmda­ki tatbikat sahasındaki ihtilafla teorik ihtilafın birbirlerini etkileme­leri bu şekilde olmuştur. Ancak, hükümdarların ve taraftarlarının arasında- görülen iktidara ilişkin ihtilaflar, görüş farklılıklarına da­yanan ihtilaflar şeklinde başlar. Müslümanlara hükmetme ve onla­rı tahakküm altında tutmaya bu yollarla gidilmiştir.

Peygmber (S.A.V.)'imizin şu hadis-i şerifi bu hadiseyi çok doğ­ru bir şekilde bizlere anlatmaktadır. Efendimiz buyurur ki: «Ben­den sonra hilafet otuz senedir. Ondan sonra saltanat başlayacaktır.»[36] Diğer bir rivayette ise «Üzerinizde peygamberlik dönemi, ALLAH Te-alâ'nın dilediği kadar devam edecektir. Sonra, ALLAH Tealâ onu kal­dırmayı dilediğinde kaldıracaktır. Daha sonra ise peygamberlik dö­nemini esas alan hilafet dönemi gelecek, ALLAH Tealâ'nm dilfditri ka­dar devam edecek, daha sonra ALLAH Tealâ, kaldırmavı dilediğinde onu da "kaldıraçaldır. Nîhavet ısırıcı bir saltanat dönemi gelecektir.»[37] Not: Burada da, hadîsin, asıl kaynağındaki metnine itibar edilmiştir.

Gerçekten de Osman-ı Zinnureyn (R.A.) ve îslâm kahramanı Hz. Ali (R.Â.) dönemlerinde meydana gelen ihtilaflar neticesinde Emevîler iktidarı ortaya çıkmış, nihayet îslâmî idare bazan adaletli, çok zamanlar da zalim bir ısırıcı saltanata dönüştürülmüştür.[38]



b) İlim Ve Teori Sahasındaki İhtilaf:


Bu çeşit ihtilaflar, bir kısım itikadı meselelerde ve bazı fer'î me­selelerde görülüyordu. îtikadî ve hukukî meseleler üzerinde meyda­na gelen ihtilaflar, teorik safhada kalmış, düşünce olmaktan öteye geçememiştir. Çünkü bu tip ihtilaflara girişen âlimler arasında fiilî çatışmaya dönüşen bir hadise meydana gelmemiştir. Zaten bunların ilmî yaşantıları, ihtilafları teori safhasından tatbikata geçirmeleritasma varmamıştı. Tarafların birbirlerini yanlışlık yapma ve bidat-lara sürüklenme ile suçlamaları neticesinde ihtilaflar daha da şid­detlenmiştir. Bununla beraber, islâm hukuku meselelerinde ortaya çı-x.kan ihtilaflar, sadece bir görüş olmaktan ileriye geçmemiş hatta, ta­raflardan herbiri diğerine, «Doğru olan bizim görüşümüzdür. Fakat hatalı olması da muhtemeldir. Başkalarının görüşü ise yanlıştır. Fa­kat doğru olması ihtimali de vardır.» demişlerdir.

Evet, teorik ihtilafların fiilî ihtilaflarda pek rolü olmamıştır, Ancak, bazı zamanlar iktidar, bir kısım âlimlere işkence etme hırsına kapılmıştı. Bunun sebebi ise ya teorik sahada ihtilaf eden âlimlerin izledikleri metodlarm, devlete karşı kışkırtıcı nıetodlar olmasından kuşkulanmaları, dolayısiyle düşünceyi değil kışkırtmayı cezalandır­maları, ya da âlimlerin görüşlerinin fitneye sebep olacağından kork­malarıydı.

Bazan görüşler, îslânı dışı ve îslâmdan 'çıkıp, zındık olmaya da­vet eden bîr şekil almıştı. Bu gibi görüşlerin arkasında da siyasî bir maksat bulunuyordu. Çünkü zındıklık, politik bir dâvaya zemin ha­zırlamak için ortaya atılmıştır. Mehdî döneminde, Abbasî devletin­de görülen zındıklık, bu kabildendi. Abbasi halifesi Mehdi, zındıkla­rı her yerde takip etti, zındıklık meselesinin peşini bırakmadı. Çün­kü zındıklık, İslâm iktidarını yıkıp yerine, Horasandan kaynaklanar gayri îslâmî bir iktidar kurmanın ön hazırlıkları mahiyetindeydi Bunu başarmak için zındıklar, herşeyden önce îslâmî düşünceyi çö kertmeye ve kafalardan silip atmaya girişmişlerdi. Mehdî,. bu isyan kârlara karşı iki cihetten savaş açmıştı.[39]



1) Düşünce Sahasında:


Mehdi, münakaşa yapmasını güzelce başaran âlimleri zındıkl* ra musallat etti, onların inanç ve münakaşa metodlarım iptal etti. meye girişti.[40]



2) Savaş Sahasında:


Abbasî halifesi Mehdi, bu sapık dâvanın arkasında bulunan M kanna El Horasanı'ye karşı savaştı. Gerek politik alanda gerekse i kadı ve hukukî alanda görülen teorik ihtilafların derecesi ne olı sa olsun bu ihtilaflar hiçbir zaman îslâmın özüne ve temel prens, lerine yansımamıştır. Daha önce de izah ettiğimiz gibi -ihtilaflar, nin, kati delillerle sabit olan herhangi bir meselesi veya îslâmm mel prensiplerinden sayılan ve inkârı mümkün olmayan herhangi bir meselede meydana gelmemiştir.

îslâm inancına ters düşen bir takım sapık görüşler ortaya çıkın­ca îslâm âlimleri, bunlara inananları îslâm toplumundan çıkarmış­lar ve müslüman kabul etmemişlerdir. Meselâ; Hz. Ah" (R.A.) döne­minde ALLAH'ın Hz. Ali'ye hulul ettiğine (girdiğine) inanan ve «Sebeiyye- diye adlandırılan bir güruh ortaya çıkmıştır. Yine, aslında peygamberliğin, Hz. Ali (B.A.)'ye geldiğine, Cebrail'in yanlışlık ya­parak peygamberliği Hz. Muhammed (S.A.V.) 'e verdiğine inanan ve “Ğurabiye» diye adlandırılan bir zümre daha ortaya çıkmıştır. An­cak bütün müslümanlar, bu iki fırkanın da müslümanhkla hiçbir ili­şiği olmadığına ve Haricîlerden «Yusuf» suresini inkâr eden fırkanın müslüman olmadığı hususunda ittifak etmişlerdir.

Bütün bu açıklamalardan sonra Islâmi mezheplerin üç kısma ayrıldığı neticesine varıyoruz.

1- Siyasî mezhepler: Bunlar, tatbikat sahasında görülmüş, bazan aralarındaki ihtilaf had bir safhaya varmıştır.

2- İtikadi mezhepler: Bunlar, çoğu kere teorik ihtilaflardan öteye geçmemişlerdir.

3- Fıkhî mezhepler: Bunlar, müslümanlar için bir hayır ve bereket kaynağı olmuşlardır.


Şimdi bu mezhepleri teker, teker izah etmeye çalışalım.[41]

________________________________________________________________________________
[35] İslamda Siyasî Ve İtikadî Mezhepler Tarihî Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 1/20.

[36] Tirmizî, Kitabül Fiten bab; 48

[37] Müsned-i İmam Ahmed b. Hanbel C. 4, S. 273

[38] İslamda Siyasî Ve İtikadî Mezhepler Tarihî Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 1/20-21.

[39] İslamda Siyasî Ve İtikadî Mezhepler Tarihî Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 1/21-22.

[40] İslamda Siyasî Ve İtikadî Mezhepler Tarihî Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 1/22.

[41] İslamda Siyasî Ve İtikadî Mezhepler Tarihî Prof. Muhammed Ebu Zehra, Hisar Yayınevi: 1/22-23.




User's Signature



Gücümüzden Şüphe Edersek, Şüphelerimize Güç Vermiş Oluruz
Go to the top of the page
 
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 üye:

Collapse

> Benzer Konular

  Başlık Cevaplar Konuyu Başlatan Okunma Son Aktivite
No New Posts GelenemaEmili AkabeForuma Hoş Geldiniz
0 SaLiH 199 12th October 2008 - 23:33
Gn: SaLiH


 


Basit Görünüm Tarih : 9th February 2012 - 06:32



.: Forumumuzun Akabe Vakfı ve Kuruluşları İle Hiç Bir Bağlantısı YOKTUR.