YEMİNLER
Bir haberi, ALLAH'ın adını anarak kuvvetlendirmeye yemin denir.
Yeminler üç kısımdır:
a) Gamûs = ateşe düşüren yemin,
b) Lağıv = boşuna yemin,
c) Mün'akid = bağlantılı yemin.
Gamûs yemin: Geçmiş zamana ait bir iş üzerine yalan kasdı ile yemin etmektir. Bu şekilde yemin eden günahkâr olur. Böyle yemin eden için Peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur:
"Kim yalan yere yemin ederse, ALLAH onu ateşe koyar." (Hidâye: Yeminler)
Bu yeminin keffâreti yoktur. Tevbe ve istiğfar etmek gerekir (70).
Lağıv yemin: Geçmiş zamana ait bir iş üzerine, o işin söylediği gibi olduğunu zannederek yemin etmeye denir. Halbuki iş dediği gibi değildir. Böyle yemin eden bir kimseyi ALLAH'ın bağışlayacağı umulur. Çünkü kötülük ve yalan kasdı yoktur (71).
Mün'akid yemin: Gelecek zamana âit bir işi, yapmak veya yapmamak üzerine yemin etmeye denir. Bu şekilde yapılan bir yemin üzerinde durulmaz da bozulursa, keffaret lâzım gelir.
Kasden, zorlanarak ve unutarak yapılan yeminlerde hüküm bakımından bir ayrılık yoktur. Hadîs-i şerifde: "Üç şey vardır ki, bunlarda ciddi ve şaka olarak söylenenler ciddî sayılır. Bunlar: Nikâh, talâk ve yemindir" buyurulmuştur (72).
_____________________________________________________
(70) Meselâ: Bile bile yalan söylemek ve bu sözü yeminle kuvvetlendirmek. Bir hâdiseyi kasden olduğundan başka gösterip, buna yemin etmek. Vâki olmayan bir şeyi olmuş gösterip üzerine yemin etmek. Böyle yeminler, büyük günahlardandır. Ancak tevbekâr olmakla ve kul hakkı varsa helâllaşmakla bu yeminlerin günâhı bağışlanır.
(71) Meselâ: Bir adam, başkasına olan yüz lira borcunu ödediğini zannederek, fakat bu zannında yanılarak ödediğine yemin etse, bu yemin lağıv olur. Çünkü bunda bir kasdı yoktur. Böyle bir hatâdan doğan günahı ALLAH bağışlar.
(72) Hidâye: Yeminler.